“Sen evden de benden de gidersin bazen
Yol seni bekler, yola koyulursun üşenmeden…” *

Bundan 20 yıl öncesini düşünün, size biri gelip “ileride cebimizde bilgisayarlar olacak” deseydi ona ne derdiniz? Büyük ihtimal gülüp geçerdiniz ve olayı unuturdunuz. Fakat 2018 itibari ile akıllı telefonlar hayatımızın bir parçası ve teknolojimiz gittikçe ilerliyor.

Peki eğer size çocuklarımız Mars’ta yaşayacak desem bana ne tepki verirsiniz? Dünya bizim tarafımızdan yok edilen bir gezegen ve her gün daha da kötü duruma geliyor. İşte bu sebeple temel ihtiyaçlarımızdan olan barınma sorunumuzu çözmek için farklı bir gezegen arıyoruz.

Her şey buraya kadar güzel fakat hangi gezegende koloni kuracağız? Bunu bulduk diyelim nasıl gideceğiz? İşte bu gibi tüm soruların cevabı yazımızın ana konusu.

Herkes meşhur uzay yarışını bilir. “Benim için küçük insanlık için büyük bir adım.” sözünden beri insanoğlu yerinde durmadı. Uzaya durmadan bir şeyler gönderdik. Bugün gönderdiğimiz bazı şeyler aslında düşündüğünüzden daha çok işe yarıyor.

Örnek vermek gerekirse, arabanızla giderken açtığınız navigasyon uzaya gönderilen uydular sayesinde çıkarılan başarılı haritaların bir sonucudur. Gerek orduda gerek günlük hayatta yaşamımızı etkileyen bu gelişmeler her zaman bir şey ifade edebiliyor diyemem.

Bunun sebebi bazen canımız sıkıldığında uzaya araba da göndermemiz.  Aslında uzaya araba gönderdiğimizde bile amacımız çok daha önemliydi. Elon Musk’ı gerçek anlamda halkın diline düşen bu hareket aynı zamanda bir devrim niteliğindeydi. Bu hareketle Elon Musk aynı zamanda uzaya fırlattığı roketleri başarılı bir şekilde yere indirdi.

Şu an bu olayın ne işe yaradığını soruyor olabilirsiniz.

Hemen açıklayayım, normal şartlarda uzaya bir araç gönderdiğimizde geri inemiyordu. Bu sebeple yaptığımız aletler tek kullanımlık oluyordu ve bu hiç ucuza gelmiyordu. Bu hamleyle birlikte artık süreci maddi açıdan oldukça ucuzlattık. NASA, ESA ve SpaceX gibi kuruluşlar sayesinde insanlığı Dünya denilen gezegenden çıkarmak mümkün. Bu şekilde sorularımızdan birinin cevabını vermiş olduk ve şimdi sıra diğer sorumuzda.

Gezegen Seçmek Kıyafet Seçmekten Zor İş

Gezegen seçmek için ilk yapacağımız adım alanı daraltmak. Bunun sebebi ulaşım kolaylığı ve benzeri şeyler çünkü az önce de bahsettiğimiz üzere gezegenimizden çıkmak oldukça pahalı bir iş.

Alanımızı daraltalım ve sadece kendi güneş sistemimize indirelim. Şimdi olasılıklarımız 7 gezegene düştü (güneş sistemimizde 8 gezegen vardır fakat amacımız birinden kurtulmak).

Peki, bu 7 gezegen arasından hangisini seçeceğiz? Bu soru gezegenlerin yapıları ile ilgili bir sorudur. Bize göre güneşe daha yakın gezegenleri seçersek büyük ihtimal sıcaktan kavuruluruz. Geri kalan gezegenlerin çoğunda ise ya çok soğuk olur ya da fırtınalar ile boğuşuruz.

Bu sebepler doğru gezegeni seçmeyi oldukça zor hale getiriyor fakat aralarında bir gezegen en iyi olasılığımız ve oldukça da popüler olmuş durumda. Bahsettiğimiz popüler gezegeni iki isimle duymuş olabilirsiniz.

Bu isimlerden biri Merih diğeri ise Mars.

Mars gece ve gündüz arasındaki sıcaklık farkının oldukça fazla olduğu fakat zaman kavramı olarak dünyamıza yakın bir gezegen. Buradaki “zaman kavramı yakınlığı” şeklinde bahsettiğimiz şey bir Mars günü ile bir Dünya günü arasında o kadar da zaman farkı olmamasıdır.

Dünya’da 1 gün 24 saat iken Mars’ta ise sadece 24 saat 39 dakikadır. Ne kadar yakın öyle değil mi? Kızıl gezegen olarak da adlandırılan Mars’ın atmosferi bolca karbondioksit ile dolu fakat Mars’ın atmosferinde değişiklik yaratmamız da mümkün!

Nasıl olacağını merak ediyorsanız, bu bizi bir sonraki başlığımıza götürecek.

Çayı Mars’a Götürdüm, Nasıl Demleyeceğim

Gezegenleri inceledik ve Mars’ı seçmeye karar verdik. Nasıl gideceğimizi de biliyoruz. Şimdi başlıktaki gibi bir senaryo hayal edelim. Mars’a gittik ve canımız çay içmek istedi. Sonuçta çay Dünya’daki günlük hayatımızın da büyük bir kısmıydı, çaysız olmaz!

İşte elimizde poşet çayımız hazırda bekliyoruz derken o da ne ? Suyumuz yok! İşte bu bizi şu soruya götürür: Mars’ta su var mı?

Mars’ın atmosferinin çok büyük oranda karbondioksit olduğunu ve düzeltmemiz gerekeceğini söylemiştik. Böyle bir düzeltmeyi de sera etkisi yaratarak atmosfere su girişi ile yapabiliriz.

Orası da tamam diyelim, iyi hoş da suyu nerden bulacağız?

Mars’ı diğer gezegenlerden ayıran bir özelliği de Mars’ın yüzeyinde donmuş şekilde 4 milyon metre küp su bulunmasıdır. Bu donmuş su kütlesini eritmeyi başarırsak seralarımız dışında Mars’ta bitki yetiştirebiliriz. Bitkiler ise sadece kendileri gibi davranarak yani fotosentez yaparak oksijen miktarını arttırabilir.

Oksijen miktarını arttırabildiğimize göre bu demektir ki Mars’taki kıyafet modası insanların kafasına akvaryum geçirmesi olmayacak. Ne kadar güzel değil mi?

Mars’ta su olmasının faydaları sadece bununla da kalmıyor. Herkesin okulda öğretmenleri en az bir kere “su hayattır” demiştir. Bu da suyun belki de bizim dışımızda gezegende yetiştirilebilecek canlılar için bulunmaz bir nimet olduğunu gösteriyor.

Peki gerçekten her şey bu kadar mükemmel mi?

Maalesef her şey mükemmel durumda değil. Mars’ta dünyamız gibi bir atmosfer yaratmanın öneminden bahsetmiştik. Fakat bu göründüğünden daha zor bir olay.

Dünyamızdaki atmosferin %21’i oksijenden oluşur. Gezegenin atmosferinin %21 gibi bir oksijen seviyesine gelmesinin tahminen bin (evet, 1.000) yıl süreceği söyleniyor. Ayrıca atmosferde yapmamız gereken tek değişiklik ne yazık ki oksijen seviyesi değil. Azot gibi gazların da yoğunluğunu arttırmamız ayrıca büyük orandaki karbondioksitten kurtulmamız gerekiyor.

Gördüğünüz üzere Mars üzerinde yapmamız gereken tonla değişiklik var. Buna rağmen umudunuzu yitirmeyin çünkü her şey daha çok yeni ve daha önümüzde uzun yıllar var. Belki biz değil ama çocuklarımız veya onların çocukları bu gezegenden kurtulacak ve yeni başlangıçlar yapacak. Şu an bunun için yapmamız gereken tek şey ise sıkı bir şekilde çalışmak. Mars ve hatta dünyamız hakkında öğrendiğiniz tonla bilgi de olsa hiçbir zaman zonunla yetinmemeniz ve daima araştırmaya devam etmeniz dileği ile…

Yazar: Eren Kumak

*şiir: Evin Halleri - Birhan Keskin
0 Yorum

Bir Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

CONTACT US

We're not around right now. But you can send us an email and we'll get back to you, asap.

Gönderiliyor

©2019 WebEditoryal designed by Karaoğulları Medya

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?